2 Nis 2010

Latin Amerika'da Devrimci Mücadeleler ve Medyanın Rolü





Latin Amerika'nın önemli haber ajansı Küba merkezli Latin Basın Ajansı’nın (Prensa Latina'nın) (PL) başkanı Frank González JMKDD’nin konuğu olarak İstanbul’daydı. Frank González, Latin Amerika'da son yıllarda sürdürülen devrimci mücadeleler ve bunların medyadaki yansımaları üzerine sohbet etti bizlerle, hiç bitmeyen ABD ve Avrupa’nın haksız baskılarına göndermeler yaptı. Istanbul’dan sonraki durakları Ankara, Mısır, Katar ve Angola!... Küba’nın haklı davasını anlatmak için düşmüş yollara.

PL, Küba Devriminden hemen sonra, 16 Haziran 1959’da, Devrim’in haber ajansı olarak kuruldu. Fikir Fidel’den geldi, Che’de organizasyonu yaptı, böylece PL yayın hayatına başladı.

Devrim’in ilk günlerinden itibaren başlayan “karşı devrim” medya kampanyasına karşılık olarak, Küba da “Gerçek Organizasyonu”nu başlattı. 1 Ocak’ta, Devrim’in hemen ertesine, 21-22 Ocak’ta bütün Dünya’dan gazeteciler davet edildi Havana’ya bu kapsamda. Gazetecilerin Fidel’e bir sorusu oldu, suçladığı birileri var mı diye?

Cevap netti : “- Enformasyon tekellerini suçluyorum!...”

PL’nın 27 ülkede, 400 muhabiri var, 7 dilde yayın yapıyor.

Batı medyası Küba, Venezuela ve diğer ülkelerdeki gelişmeleri son derece tek yanlı olarak ele almakta. Son günlerde, açlık grevi sebebiyle ölen mahkumun durumundan yola çıkarak, Küba Devrim’ini sorgulamaya kadar giden kampanyalar bunun en güzel kanıtı. Emperyalist politikalara karşı mücadele ederken tarafsız bir medyanın gerçek olabileceğinin bir kanıtı olarak önümüzde PL; onun varlığı bizlere Latin Amerika'daki gelişmeleri izleme fırsatı verirken, karalama ve yalan kampanyalarının nasıl işlediğini de gösteriyor.

Sayın González, neden Latin Amerika’da bu derece fazla karşı medya saldırısı olduğunu şöyle yorumluyor; Çünkü burası adeta bir laboratuar. Petras’a göre eğer bu dünyaya bir Karl Marx daha gelecekse, şu anda Latin Amerika’nın bir lisesinde okuyor! Peki bu devrim hareketliliği, Dünya’nın diğer bölgelerinde niye yok? Çünkü Latin Amerika Devrimcileri 3 hedef gözeterek ortaya çıkıyordu;

1) Sömürgeleşmeye son ve siyasi bağımsızlık.
2) Sosyal Adalete dayanan devletler kurmak
3) Diğer Latin Amerika ülkeleri ile uzlaşma ve dayanışma içinde olmak yani kısaca Latin Amerika birliğini kurmak.

Bu 3 maddeyi, Bolivar’da da, Jose Marti’de de, Chavez ve Fidel’de de görüyoruz.

Venezuella’nın önderliğinde kurulan Telesur, köklü PL geleneğine zenginlik getirmiş, Internet üzerine taşıdıkları TV yayını ile Latin Amerika’da ki gelişmeleri çok daha yakından ve hızlı izlememize yardımcı olmuştur.

http://www.birgun.net/latin_index.php?news_code=1270331057&year=2010&month=04&day=04

http://www.latinbilgi.net/index.php?eylem=yazi_oku&no=3389

http://www.kahvemolasi.com/sayilar/20100409.asp#cuneytgoksu

Hiç yorum yok: